semer Rum. a. 1. At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç: “Semere asılı bir sepeti çözüp ağacın uygun bir dalına astı.” -N. Cumalı. 2. Hamalların yük taşırken kullandığı deriden sırt yastığı, arkalık. 3. jeol. Yukaç.
Güncel Türkçe Sözlük
semer Fr. Selle BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu
semer Duvarın üstüne yapılan eğik sırt.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
semer Düğün evinde sıralanarak oturuş.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
semer Yağmur sularının duvara akmamasını sağlamak için damın çevresine tuğladan ya da küçük taşlardan yapılan yükseklikler.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
semer Toprak damlarda saçak yerinde olan çevre
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
semer Semer; toprak damların çevresi. || semerin başında oynamak: çok canbaz olmak || semerin çillerini gemirmek: çok aç kalmış olmak
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
semer İng. clitellum Bazı solucanların, eşeysel olgunlaşma zamanı şişkinleşen ve özel bir salgı salgılayan bezleri kapsayan vücut bölgesi. Klitellum.
BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998
semer İng. anticline BSTS / Madencilik Terimleri Kılavuzu 1979
semer Fr. clitellum (biyoloji)
BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963
semer 1. Eşeğin sırtına yerleştirilen insan ya da yük taşıma aracı. (Taşpınar *Aksaray -Niğde) 2. Hamalların yük taşıma sırasında, yük ile sırtları arasına koydukları içi saman dolu yastık. (-Kütahya)
BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü 1976
semer İng. clitellum (karşılık: klitellum), (Lat. clitella = semer)Bazı kurtların eşeysel olgunlaşma zamanı şişkinleşen ve özel bir salgı salan bezleri kapsayan vücut bölgesi.
BSTS / Zooloji Terimleri Sözlüğü 1963
Semer Ankara ili, Güvem bucağına bağlı bir yerleşim birimi.