saklamak (-i) 1. Elinde bulundurmak, tutmak: “Sarayın sükûnu bir kederli muammayı saklar gibi ağırdı.” -İ. A. Gövsa. 2. (-i, -de) Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak: Paralarını kasada saklıyor. 3. Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak. 4. (-i, -de) Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak, korumak, muhafaza etmek: Eti buzdolabında saklamak. Peyniri tuzlu suda saklamak. 5. (-i, -den) Gizli tutmak, duyurmamak: “Batı, o büyük kaynaktan sık sık faydalanır ama iktibaslarını titizce saklar.” -C. Meriç. 6. (-i, -e) Birine vermek için ayırmak: Bu kitabı size sakladım. 7. (nsz) mec. Korumak, esirgemek: Allah saklasın.
Güncel Türkçe Sözlük
saklamak Beklemek.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
saklamak İng. store Bir yazmaçta bulunan veriyi ana bellekte bir yere aktarmak.
BSTS / Bilişim Terimleri Sözlüğü 1981
saklamak bk. gizlemek
BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
saklamak bk. kaydetmek
BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
saklamak, (sahlamak) Muhafaza etmek, sakınmak, himaye etmek, korumak, esirgemek.
Tarama Sözlüğü 1971