oturma a. 1. Oturmak işi: “Bu saat, kendimi bildim bileli sofraya oturma saatimizdir.” -Y. Z. Ortaç. 2. Kısa süre için konukluğa gitme: “Yemeğini yedikten sonra gece Vehbi Dedeye oturmaya gitti.” -H. E. Adıvar.
Güncel Türkçe Sözlük
oturma 1. Gelin elbisesinin dikileceği gün. 2. Çarşamba günü kız evinde yapılan tören.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
oturma İng. sinking, subsidence mimari, yapıcılık: Yer sarsıntıları, sıkışmaları gibi nedenlerle bir yapının taban ya da herhangi bir bölümünün aşağı doğru devinimi.
BSTS / Uygulayım Terimleri Sözlüğü 1980
oturma İng. Settling Kıyı tortullarının ya da toprakların, tıkızlaşmasıyle bir yerin çökmesi, oturması.
BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971
Oturma Fr. Tassement BSTS / Teknik Terimler - Gereç 1949
Oturma İng. Tassement BSTS / Teknik Terimler - Temel Tekniği 1949