koruma a. 1. Korumak işi. 2. Can güvenliğinin tehlikede olduğu düşünülen bir kimseyi saldırılardan korumak üzere görevlendirilmiş kişi, koruma görevlisi. 3. ekon. Bankacılık alanında, bir malda veya bir menkulde gelecekte ortaya çıkacak fiyat değişikliklerine karşı korunmak amacıyla vadeli bir sözleşme yapılması.
Güncel Türkçe Sözlük
koruma himâye, siyânet.
BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü 1966
koruma bk. sakınma
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004
koruma İng. protection Kütüğe yazımla doğan hakların başkaları eliyle, yasalara aykırı olarak kullanılmasını önleme.
BSTS / Yapım İyeliği Terimleri Sözlüğü 1971
koruma İng. conservation, preservation Kentlerin belli kesimlerinde yer alan çağbilimsel ve yapıtasarcılık değerleri yüksek yapıtlarla, anıtların ve doğa güzelliklerin -kentte bugün yaşayanlar gibi- gelecek kuşakların da yararlanması için her türlü yıkıcı, saldırgan ve dokuncalı eylemler karşısında güvence altına alınması. bk. çevre korunması.
BSTS / Kentbilim Terimleri Sözlüğü 1980
koruma İng. protection BSTS / Madencilik Terimleri Kılavuzu 1979
koruma İng. protection, prohibitive dutles Yerli yapım ve tarım çalışmalarını dış etkenlerden korumak amacıyla yabancı mallara elverişli giriş yasağı koyma, ya da girişleri olanlardan ağır gümrük vergisi alma.
BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972
koruma İng. protection Yenime karşı dirençlerini artırmak için, metal yüzeyleri örtme ve kaplama yöntemlerinin genel adı.
BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü 1972
koruma İng. film preservation, preservation Sinema Filmin bozulmasını önlemek amacıyla alınan önlemlerin tümü.
BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981