kompozisyon Fr. composition a. 1. Ayrı ayrı parçaları bir araya getirerek bir bütün oluşturma biçimi ve işi. 2. Öğrencilere duygu ve düşüncelerini etkili ve düzgün bir biçimde anlatmaları için yaptırılan yazılı veya sözlü çalışma, tahrir, kitabet.
Güncel Türkçe Sözlük
kompozisyon Fr.composition 1. Ayrı ayrı parçaları bir araya getirerek bir bütün oluşturma biçimi ve işi: § “Hendese (geometri) kafasına muhtaç kompozisyon sanatları, trajedi, roman polofonik musikisi doğmadı.” -Peyami Safa, Türk İnkılabına Bakışlar, 173. § “Simetri perspektif kaideleri bana vız gelir; kompozisyonda unité’den anlamam.” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Bir Sürgün, 173. § “Piyanoda ağır bir parça çalmakta ve kompozisyon icabı, ses bozan odayı doldurmakta…” -Necip Fazıl Kısakürek, Bir Adam Yaratmak, 82. § “Bu konuda bir kompozisyon yaz derlerdi, beni çaktırmak için fırsat kollayan Türkçecilerin bile sonunda bir 5vermek zorunda kalacağı kadar çok şey bulup yazardım.” -Orhan Pamuk, Sessiz Ev, 30. § “La Grande Illusion filminde başardığı general kompozisyonu ile.” -Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 286. ‘‘Büyük konular büyük kompozisyonlar getirir.’’ -Nurullah Ataç, Diyelim, 63. 2. Öğrencilere duygu ve düşüncelerini etkili ve düzgün bir biçimde anlatmaları için yaptırılan yazılı veya sözlü çalışma, tahrir, kitabet: § “Kompozisyon 9, Tarih 8, Matematik 10, Fransızca 10, Fizik 9.” -Adalet Ağaoğlu, Bir Düğün Gecesi, 281.
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü
kompozisyon İng. composition (Resim, Heykel, Mimarlık) 1. Sanat yapıtında, parçaların bir bütün içinde düzenli olarak bir araya getirilmesi. 2. XX. y.y. başına dek, betiler kullanılarak yapılan resim. 3. Çağımızda renk, çizgi ve yüzeylerin dengeli ve uyumlu biçimde bir araya getirildiği resim.
BSTS / Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü 1968