Atatürk ve TDK
Başkanlarımız
Sözlükler
Yazım Kılavuzu
Yayınlar
TDK Kütüphanesi
TDK Arşivi
Güneş Dil Teorisi Raporu
Türkçe Gönüllüleri
Çalışma Grupları ve Yazı Kurulları
Bilgi Edinme Hakkı
Doğru Yazalım
Söyleşiler
Sormaca
Basından
Konferans Merkezi
Asılar (Afişler)
Çalışmalarımız
Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü
Bilim ve Sanat Terimleri Ana Sözlüğü
Büyük Türkçe Sözlük
Sesli Türkçe Sözlük
Tarama Sözlüğü
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
 
Büyük Türkçe Sözlük
 

 ç   ğ   ı   ö   ş   ü 

   söz varlığı 


klasik, -ği    Fr. classique 

a. (l ince okunur) 1. Eski Yunan, Roma ve XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı veya eser: Yunan klasikleri. Fransız klasikleri. 2. Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen eser: “Klasikler bir kültür, bir gusto, bir seviye ölçütüdür.” -H. Taner. 3. sf. Alışılmış. 4. sf. Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan: “Klasik eserlerin oynandığı bir millî tiyatroları yok.” -H. Taner. 5. sf. XVII. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan: Racine bir Fransız klasik yazarıdır. 6. sf. Sanatta kuralcı. 7. sf. Kökleşik: “Klasik şiirin yıkıldığından beri şiiri, bin kişi bin türlü tarif ediyor.” -Y. K. Karaosmanoğlu.

 Güncel Türkçe Sözlük 
klasik    Fr.classique 

1. Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan: § “Daha, klasik bir demokrasi denemesini, tarifine yakışır hale getirmezken, sen tut, klasik demokrasiyi çürütmüş ülkelerin sosyalist teorilerini içimize aktar.” -Attila İlhan, Kurtlar Sofrası, 258. § “Şimdi ise Yunan ve Latin klasiklerini yeniden inceliyorum.” -Nurullah Ataç, Dergilerde Deneme, 35. 2. XVll. yüzyıl Fransız dili, sanatı ve yazarları ile ilgili olan: § “…Fransız klasikleri meraklısı paşayı gözünün önüne getir.” -Nazım Hikmet Ran, Kan Konuşmaz, 15. 3. Üzerinde çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen, türünde örnek olarak görülen (eser veya sanatçı): § “Klasik roman, konak gibi...” -Adalet Ağaoğlu, Geçerken, 60. § “Daima esas romantik, şekil klasik oluyor.” -Ruşen Eşref Ünaydın, Diyorlar Ki, 139. § “Klasik Türk Müziği’ saatlerinin, Mesut Cemil Bey’in tamburunun ve tamburi sesinin izlerini artık toplumun bağrında yapacağımız arkeolojik kazılarda aramamız gerekiyor” -Adalet Ağaoğlu, Başka Karşılaşmalar, 32. § “Klasik eserlerin terbiyede gayet büyük rolleri vardır.” -Ziya Gökalp, Halk Klasikleri, 9. § “Biz mektepte hep klasik havalar çaldık.” -Peyami Safa, Sözde Kızlar, 17. § “Klasik demek, süreklilik demek, selabet demek.” -Cemil Meriç, Kırk Ambar, 50. § “…klasiklerin çevirisi buna dayandırıldığı gibi, Devlet Konservatuvarı’na Devlet Tiyatro Bale ve Operası’na verilen abartılmış önem, bundan kaynaklanıyordu.” -Attila İlhan, Aydınlar Savaşı, 24. § “Bakanlık sadece dünyanın klasik bellediği yazarların tercümelerini çıkarırken bile ileri geri az şey söylenmedi diyor.” -Nurullah Ataç, Söyleşiler, 335. 4. Sanatta kuralcı. 5. Alışılmış olan, yenilik getirmeyen, geleneksel: § “Kavimler, millî lisanlarının saffetini muhafaza için yabancı kelimeleri dillerine sokmamağa, edebiyatlarını millileştirmek için cihanşümul bir mahiyeti haiz olan “klasik” edebiyatı terk ederek mevzu ve esaslarını halk edebiyatından almaya çalışırlar.” -Ziya Gökalp, Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak, 35. § “Klasik edebiyat dersleriyle yetinmeyip…” -Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, 33. § “Klasik ahlak değişmez ve ebedi prensiplere dayanır.” -Peyami Safa, Sosyalizm-Marksizm-Komünizm, 31. § “Klasik, yahut yüksek tabaka kültürü, ondan birçok yerlerde kopmuşsun.” -Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur, 251. § “Kardelj’e göre klasik demokrasi ile sosyalist demokrasi arasındaki en önemli fark devlet anlayışından doğuyordu.” -Yavuz Bülent Bakiler, Üsküp’ten Kosova’ya, 165. § “Klasik köylerden biri…” Necip Fazıl Kısakürek, Aynadaki Yalan, 7. § “Raif Bey, klasik terbiye almış bir kız için böyle eserleri faydalı buluyor musunuz?” -Peyami Safa, Bir Tereddüdün Romanı, 29. § “Vatan savunması için oluşturulmuş klasik orduların iç savaş orduları haline dönüştürülmesi!-Attila İlhan, Batının Deli Gömleği, 28. § “Böyle eskiye benzemenin, araştırmalardan kaçıp kafayı tembelleştirmenin adını “klasik olmak” koymuşlar.” -Nurullah Ataç, Günlerin Getirdiği~Sözden Söze, 53. 6. Eski Yunan, Roma veya XVII. yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı veya eser.

 Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü 
klasik   Fr. classique 

Bir dilin, metinlerden çıkarılıp bir öğretim konusu yapılan şekli ( KLASİK ÖNCESİ, Pré-classique; KLASİK SONRASI, Fost-elassique ).

 BSTS / Dilbilim Terimleri Sözlüğü 1949
klasik   İng. classic, classical 

(Resim, Heykel, Mimarlık) 1. Ülküsel bir güzellik düşüncesinden kalkan, ölçü ve düzene dayanan üslûp. Arkaik ve barok üslûplar arasındaki aşama. 2. Her zaman için beğenilen, örnek olacak yetkinlikte yapıt. a. bk. barok.

 BSTS / Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü 1968
klasik   Fr. Classique 

1. Eski Yunan ve Lâtin sanat ve edebiyatına değgin olan. 2. Eski Yunan ve Lâtin veya XVII. yüzyıl sanatı örneğinde olan.

 BSTS / Edebiyat ve Söz Sanatı Terimleri Sözlüğü 1948
 
Atatürk Bulvarı Nu. 217, Kavaklıdere, 06680 Ankara Tel: (312) 428 61 00 • Belgegeçer (Faks): (312) 428 52 88 • E-posta: bilgi@tdk.org.tr