kemer Far. kemer a. 1. Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılan bel bağı: “Nihat elinde tuttuğu kemeri denize fırlatıp attı.” -P. Safa. 2. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü. 3. Emniyet kemeri. 4. sf. Tümsekli: Kemer burun. 5. anat. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan: Kaş kemeri. Damak kemeri. Ayak kemeri. 6. jeol. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. 7. mim. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı: “Bu köprü sekiz kemer üzerinde, dört yüz yirmi dokuz metre uzunluğundadır.” -S. F. Abasıyanık. 8. esk. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak.
Güncel Türkçe Sözlük
kemer 1. Ev yapılırken direklerin üzerine uzatılan uzun ağaç. 2. Ocağın üstüne konan eğri ağaç. 3. Kağnı arabalarında arka yastık. 4. Köy evlerinde duvar içine yapılan, fazla eşya koymaya yarayan yer, dolap.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kemer Alacalı keçi.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kemer Ayak tabanının çukur yeri.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kemer Kadın fesinin önüne takılan altın dizisi.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kemer İng. anticline Bir kıvrımın kabarık, tepe yeri. bk. tekne, kıvrım.
BSTS / Coğrafya Terimleri Sözlüğü 1980
kemer İng. bow (Mimarlık) İki sütun ya da ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı gibi biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını iki yanındaki ayaklara bindiren karnı dar tonoz bağlantı. a. bk. eşeksırtı kemer, yüksek kemer, körkemer, ikiz kemer, kemergözü.
BSTS / Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü 1968
kemer İng. ogive Yığışımlı sıklık dağılımının verdiği ve kendine özgü bir biçimi olan çizge. bk. yığışımlı dağılım.
BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981
kemer İng. Anticline Katmanlı kayaçlarda, katmanları tepeden ters yanlara yatımlı, semer biçiminde kıvrım.
BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971
kemer (I) 1. Düzenli odun yığını. (Yakaköy, Akdağ *Gelendost -Isparta) 2. Ocağın üst tahtası. (Afşar *Gelendost -Isparta)
BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü 1976
kemer (II) Köprü gözlerinin kemer kısmı. (Azot -Kütahya)
BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü 1976
kemer (III) Misina. (Seyitömer -Kütahya)
BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü 1976
Kemer öz. a. (ke'mer) 1. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. 2. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.
Güncel Türkçe Sözlük
Kemer Adana ili, Kozan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kemer Aydın ili, Bozdoğan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kemer Çanakkale ili, Balıklıçeşme bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kemer Kayseri ili, Sarız ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kemer Konya ili, Doğanhisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kemer Muğla ili, Karova bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kemer Muğla ili, Kemer bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kemer Samsun ili, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kemer Osm. Kemer BSTS / Teknik Terimler - Dayanım 1949