kangal Rum. (I) a. 1. Tel, kurşun boru gibi uzun ve bükülebilir şeylerin halka biçiminde sarılmasıyla yapılan bağ. 2. Bu biçimde bükülmüş şeylerin her bir halkası: “Beş arkadaş, boyunlarına tel ve ip kangalları geçirmiş...” -R. N. Güntekin.
Güncel Türkçe Sözlük
kangal (II) a. hlk. Deve dikeni.
Güncel Türkçe Sözlük
kangal Fr. Anse BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu
kangal Fr. Anneau BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu
kangal Devedikeni.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kangal Yaşlı (hayvan için) : Şu inek çok kangaldır.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kangal Ceviz.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kangal Yün çilesi.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kangal Böbrek.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kangal Zayıf, ince (insan ya da hayvan).
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kangal Kurutulmuş tütün bağlamları.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kangal Simit.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kangal Rum.kankáli 1. Tel, kurşun boru gibi uzun ve bükülebilir şeylerin halka biçiminde sarılmasıyla yapılan bağ. 2. Bu biçimde bükülmüş şeylerin her bir halkası: § “Her sene yaz devam ettiği müddetçe külot pantolonlarının kemerinden ip kangalları ve büyük tabancalar sarkan koloniyal şapkalı adamlar...” -Reşat Nuri Güntekin, Eski Hastalık, 168. § “Bir kangal sucuk olarak zindan palasa döndüm.” -Necip Fazıl Kısakürek, Cinnet Mustatili, 143.
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü
kangal İng. coil Tel ve şeritlerin, çembersel bir eksen çevresinde sarılarak aldıkları biçim.
BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü 1972
kangal Osm. urve (biyoloji)
BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963
kangal İng. roll Sinema Makaraya değil, göbekli ya da göbeksiz olarak kendi çevresinde sarılmış çeşitli çaptaki film tomarı.
BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981
Kangal öz. a. (ka'ngal) Sivas iline bağlı ilçelerden biri.
Güncel Türkçe Sözlük
Kangal Kahramanmaraş ili, Elbistan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kangal Kahramanmaraş ili, Tanır bucağına bağlı bir yerleşim birimi.