kabul, -lü Ar. ®ab°l a. (kabu:lü) 1. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma: “Her mihnet kabulüm yeter ki / Gün eksilmesin penceremden” -C. S. Tarancı. 2. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma: “Başımı kaşıyacak vaktim yok. Kabul saatlerine dikkat oluna!” -N. Hikmet. 3. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. 4. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. 5. Bir yere alınma: Okula kabulüm için dilekçe verdim. 6. tic. Akseptans.
Güncel Türkçe Sözlük
kabul Köşe.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kabul (< Ar. kabûl) kabul
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kabul ( < Ar. kabül) Kabul // kabul etmek: benimsemek
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
kabul İng. acception BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
kabul İng. acceptance 1. Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması. 2. Bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması.
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004
kabul İng. acceptance Ödeğin taşıyanınca ilgilisine gösterilmesinde parasını önelinde ödemeği kabullendiğini ödek üstüne bir yazı yazmak suretiyle yapılan yüklenim.
BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972
kabûl taplama. ~ etmek: taplamak.
BSTS / Medeni Hukuk Terimleri Sözlüğü 1966
Kabul İng. Acceptation BSTS / Türe Terimleri