heyecan Ar. heyec¥n a. (heyeca:nı) 1. Sevinç, korku, kızgınlık, üzüntü, kıskançlık, sevgi vb. sebeplerle ortaya çıkan güçlü ve geçici duygu durumu: “Halk arasında da keder ve sevinç diye iki bariz heyecan olduğuna inanmıştı.” -P. Safa. 2. fel. Coşku: Halk heyecan içinde.
Güncel Türkçe Sözlük
heyecan İng. emotion 1. Bir uyarıcı karşısında, aşırı derecede duygulanış nedeniyle fizyolojik değişmelere yol açan tepki. 2. Organizmanın durgun ve olağan durumundan herhangi bir biçimde uzaklaşması hali.
BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974
heyecan İng. Emotion (Lat. emovere = devinmek) İç ya da dış uyarımlarla ortaya çıkan ruhsal devinim; duygu devinimi. Heyecan: a. kalıcı, sürekli (ör. kara sevda); b. geçici bir coşkunluk niteliğinde (ör. sevinç); c. belli bir şeye yönelmiş (ör. korku) olabilir.
BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü 1975
heyecan İng. suspens Oyunun seyirci üzerinde uyandırdığı gerilim duygusu.
BSTS / Tiyatro Terimleri Sözlüğü 1966
Heyecan Köken: Ar. Cinsiyet: Erkek
Duygularda meydana gelen coşma, coşkunluk.
Cinsiyet: Kız
Duygularda meydana gelen coşma, coşkunluk.
Kişi Adları Sözlüğü