ev a. 1. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı. 2. Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane: “Ana oğul, yeni kiraladıkları eve bir pazar günü taşındılar.” -N. Cumalı. 3. mec. Aile: Evine bağlı bir adam. 4. esk. Soy, nesil.
Güncel Türkçe Sözlük
ev 1. Oda. 2. Arabalarda yük konulan yer. 3.bk. ev içi.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
ev Mutfak.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
ev Ev, hane
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
ev (Oğuz) ev
Divanü Lügati’t-Türk
ev ev
Divanü Lügati’t-Türk
ev Osm. hâne (Mimarlık) İçinde oturup barınılacak yapı.
BSTS / Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü 1968
ev İng. house, dwelling 1. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. 2. Kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri.
BSTS / Kentbilim Terimleri Sözlüğü 1980
ev Padişah çocuklarının bucak içindeki özel daireleri.
BSTS / Tarih Terimleri Sözlüğü 1974
ev 1. Zevce. 2. Burç, menzil.
Tarama Sözlüğü 1967
êv Ev.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü