Atatürk ve TDK
Başkanlarımız
Sözlükler
Yazım Kılavuzu
Yayınlar
TDK Kütüphanesi
TDK Arşivi
Güneş Dil Teorisi Raporu
Türkçe Gönüllüleri
Çalışma Grupları ve Yazı Kurulları
Bilgi Edinme Hakkı
Doğru Yazalım
Söyleşiler
Sormaca
Basından
Konferans Merkezi
Asılar (Afişler)
Çalışmalarımız
Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü
Bilim ve Sanat Terimleri Ana Sözlüğü
Büyük Türkçe Sözlük
Sesli Türkçe Sözlük
Tarama Sözlüğü
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
 
Büyük Türkçe Sözlük
 

 ç   ğ   ı   ö   ş   ü 

   söz varlığı 


durum    

a. 1. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon: “Genel Sekreter, kazadaki sıtma durumu hakkında verdiğim uzun tafsilattan pek memnun kaldı.” -R. N. Güntekin. 2. Duruş biçimi, konum. 3. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. 4. db. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl: Yalın durum. Belirtme durumu. Kalma durumu.

 Güncel Türkçe Sözlük 
durum   Fr. Moment 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 
durum   Fr. Position 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 
durum   Fr. Présentation 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 
durum   Fr. Arrêt 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 
durum   Fr. Attitude 

 BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu 
durum    

Odun.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
durum    

Yufka ekmeğinin içine çeşitli katıklar konularak sarılmış durumu

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
durum    

Hal

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
durum    

Vaziyet, durum

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
durum   İng. score 

Bir ayaktopu kümesinde takımların aldıkları sonuçlara göre kazandıkları değerler. Uluslararası kurallara göre kazanan takım iki, yenişemeyen takımlar birer değer alırlar. Yenik takımlar ise değer alamazlar.

 BSTS / Ayaktopu Terimleri Sözlüğü 
durum   İng. state 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu 
durum   İng. status 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu 
durum   İng. position 

Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim.

 BSTS / Jimnastik Terimleri Sözlüğü 
durum   İng. case 

1. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). 2. Yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun.

 BSTS / Eğitim Terimleri Sözlüğü 1974
durum   İng. Situation 

(Lat. situs = yerleşik olan, konulmuş olan) : 1. (Genel olarak) a. Belli bir zamanda, belli bir yerde belli bir çevrede bulunma; belli bir çevreye konulmuş olma. b. Bir insanın çevresiyle somut bağlantısı. 2. (Aristoteles'te) On kategoriden biri: duruşu belirleyen ilinek. (Ör. İnsanın oturuyor, koşuyor durumda olması.) 3. (Günümüz felsefesinde) İnsanın kendisini içinde bulduğu somut gerçeklik. // Bu gerçeklik kendisine önceden belli olanaklar açar, öte yandan da olanakları kapar.

 BSTS / Felsefe Terimleri Sözlüğü 1975
durum    

bk. hal.

 BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü 1983
durum   İng. situation 

Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. Tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983
durum   İng. case 

Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. Türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || Yalın durum kapı (kapı kırıldı). || Yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || İlgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || Yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || Bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || Çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || Vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || Ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. Türkçenin tarihî dönemlerinde eşitlik (equativus: +ÇA); yön gösterme (direktivus: +gArU) ve vasıta (instrumentalis: +(I)n/+(U)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. Bugün bu durum ekleri Türkiye Türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. EAT’de uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. Buna bk.

 BSTS / Gramer Terimleri Sözlüğü 2003
durum   İng. state 

Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı.

 BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü 1981
durum   İng. state of affairs 

(…)

 BSTS / Mantık Terimleri Sözlüğü 1976
durum   Osm. vaziyet 

(coğrafya)

 BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963
durum, konum   Osm. vaziyet (mevki) 

(coğrafya)

 BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963
durum   İng. situation 

Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. Vaziyet.

 BSTS / Tiyatro Terimleri Sözlüğü 1966
durum   İng. situation-state 

Bir süreç ya da bir oluşumun taşıdığı süreğen görüntü ya da belli bir zamanda aldığı kesit görünüş.

 BSTS / Yöntembilim Terimleri Sözlüğü 1981
 
Atatürk Bulvarı Nu. 217, Kavaklıdere, 06680 Ankara Tel: (312) 428 61 00 • Belgegeçer (Faks): (312) 428 52 88 • E-posta: bilgi@tdk.org.tr