devir, -vri Ar. devr (I) a. Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası: “Bana sorarsanız devrimiz nasihat devri olmaktan çıktı.” -B. Felek.
Güncel Türkçe Sözlük
devir, -vri Ar. devr (II) a. 1. Dönme, dönüş: Tekerin devri. 2. Aktarılma: Malın arabadan vagona devri. 3. Bir malın mülkiyetini veya bir mal üzerindeki hakkı bir başkasına geçirme. 4. Bir görevin bir kimseden bir başkasına geçmesi: Devir teslim töreni. 5. Sürekli ve düzenli değişme, çevrim. 6. fiz. Bir hareket, birbirinin aynı olan ve eşit zamanlarda yapılan başka hareketlerden oluştuğunda hareketlerin her biri veya bunların yapılması için geçen her zaman aralığı, periyot. 7. esk. Dolaşma: Şehrin çevresinde iki devir yaptık.
Güncel Türkçe Sözlük
devir Balta.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
devir (< Ar. devr) devir, zaman
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
devir Devir, zaman
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
devir Zaman, çağ
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
devir İng. period Jeolojik zamanlarda bir çağın alt bölümü. Örnek: Jura devri, Mezozoik çağın bir alt bölümüdür. Periyot.
BSTS / Biyoloji Terimleri Sözlüğü 1998
devir İng. turnover BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
devir İng. transfer Bir hakkın, bir hukuki çıkarın ya da bir nesnenin bir kimseden bir başka kimseye geçmesini sağlayan işlem.
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004
devir, devir süresi Fr. période (fizik, kimya, astronomi, jeoloji)
BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963
devir İng. period Kendine özgü bir özellik taşıyan bir zaman parçası, periyot, dönem.
BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü
devir bk. dönem.
BSTS / Yerbilim Terimleri Sözlüğü 1971
devir Cansızlardan başlayarak Tanrı'ya doğru bütün varlıkların bir daire düzeninde oluşumuna inanan tasavvuf kuramı, bk. devriye.
BSTS / Yazın Terimleri Sözlüğü 1974