deste a. 1. Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam: “Destenin en itibarlı kâğıtları, bilindiği gibi beyler yani aslar oluyor.” -H. Taner. 2. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. 3. mat. Aynı cinsten onluk bir küme. 4. sp. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri.
Güncel Türkçe Sözlük
deste Göğüse takılan elmas iğne.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
deste Kabza, el tutacak yer
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
deste Bir tutam, bir kol dolama ot vb.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
deste İng. deck BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
deste Şiilerde muharrem ayı töreninde geçit alayı.
BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983
deste Yağlı güreşte ve karakucakta ayak boyundan sonraki büyük boy.
BSTS / Güreş Terimleri Sözlüğü
deste 1. İçinde 10 tane yerli altın yaprağı bulunan paket. 2. İçinde 20 tane Avrupa altın yaprağı bulunan paket.
BSTS / Tarih Terimleri Sözlüğü 1974
deste (İsi. Tiy.) Şiîlerde, "Muharrem" ayı töreninde geçit alayı.
BSTS / Tiyatro Terimleri Sözlüğü 1966
deste Tarlada biçilen ekinlerden yapılan küme. (Darıveren *Acıpayam -Denizli)
BSTS / Zanaat Terimleri Sözlüğü 1976
deste Kat, takım
Tarama Sözlüğü 1965
Deste Köken: Far. Cinsiyet: Kız
Demet, tutam, bağlam.
Kişi Adları Sözlüğü