Atatürk ve TDK
Başkanlarımız
Sözlükler
Yazım Kılavuzu
Yayınlar
TDK Kütüphanesi
TDK Arşivi
Güneş Dil Teorisi Raporu
Türkçe Gönüllüleri
Çalışma Grupları ve Yazı Kurulları
Bilgi Edinme Hakkı
Doğru Yazalım
Söyleşiler
Sormaca
Basından
Konferans Merkezi
Asılar (Afişler)
Çalışmalarımız
Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü
Bilim ve Sanat Terimleri Ana Sözlüğü
Büyük Türkçe Sözlük
Sesli Türkçe Sözlük
Tarama Sözlüğü
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
 
Büyük Türkçe Sözlük
 

 ç   ğ   ı   ö   ş   ü 

   söz varlığı 


denge    

a. 1. Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. 2. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar: Ruhsal denge. 3. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması: “Dünyadaki bütün dengeler değişti. Artık ne Sovyetler var, ne komünizm tehlikesi.” -A. Ümit. 4. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. 5. fiz. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

 Güncel Türkçe Sözlük 
denge    

1. Koyunlara ot yedirilen meydanlık, açıklık. 2. Koyunların önlerinden artan, yiyemedikleri kaba ot.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
denge    

< ET teñ: denge; çit. || davar dengeleri: koyun ağılının çitleri

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
denge   İng. balance 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu 
denge   İng. balance 

Vücudun en küçük dayanak yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durması. Bu, vücudun ağırlık merkezinden geçen bir düzey çizgisinin her zaman dayanak yüzeyi içinde kalması, böylece ağırlığın dayanak noktasının iki yanına denk olarak yüklenmesiyle sağlanır.

 BSTS / Jimnastik Terimleri Sözlüğü 
denge   İng. equilibrium 

 BSTS / Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü 
denge   İng. equilibrium 

Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru.

 BSTS / Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü 1978
denge   İng. equilibrium 

1. Bir nesneye etkiyen kuvvetlerin birleşkelerinin sıfır olduğu durum. 2. Isıldirik bilgisinde, kapalı bir dizgenin en son ulaştığı, zamanla değişmeyen durum.

 BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü 1983
denge   İng. balance 

Yönetmenin sahne üzerinde tasarladığı düzenin temel öğelerinden biri. Göz dengesiz bir görünümü (bilinçsiz de olsa) sezinlediği için sahne üzerindeki oyuncuları dengelemek gerekir. Sahne üzerinde denge, iki ana bölümde ele alınır. 1. Fiziksel Denge : Bakışımlı ve bakışımsız olmak üzere iki çeşittir. 2. Güzelduyusal Denge : Sahne üzerinde kalabalığı anlam açısından uyumlu bir duruma getirir.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983
denge   İng. balance 

Gövdenin, en küçük dayanak olmadan yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durma yetisi.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983
denge   İng. balance 

En olağandışı durumda bile gövdeyi dengede tutma sanatı. Çeşitli denge noktaları vardır: eller, baş, omuzlar, dirsekler, dişler gibi.

 BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983
denge   İng. poise 

(Resim, Heykel, Mimarlık) Resim, heykel ve mimarlık yapıtlarında, kullanılan öğelerin birbirlerini tartacak biçimde düzenlenmiş hali.

 BSTS / Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü 1968
denge   İng. balance 

1) Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerlerde tutulması. 2) Steryo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. 3) İcra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması.

 BSTS / Gitar Terimleri Sözlüğü 
denge   İng. equilibrium 

Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında varolduğu savunulan denge. (Bu öğelerden biri üzerine yapılan bir baskı, kendini diğer öğeler üzerine ileteceğinden ilgili halk kültürü düzeni bozulacaktır. Eğer, öğe üzerindeki baskı kaldırılacak olursa, çok kez halk kültürü düzeni eski durumuna dönüşmektedir.) bk. denge kuramı.

 BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü 1978
denge   İng. equilibrium 

Birbirine ters yönlü güçlerin eşitlenmesi sonucu değişme eğiliminin kalmadığı durum.

 BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004
denge   İng. equilibrium 

Karşıt etkilerin birbirine eşdeğer olduğu durum.

 BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü 1981
denge   İng. equilibrium 

Bir sistemi değiştirebilen birden çok etkenin, tam birbirini karşılayacak konum ve büyüklükte olmaları sonucu net etkinin sıfır çıkması hali.

 BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007
denge   İng. balance 

Sayışımanlıklarca tüm sayışımların borçlu ve alacaklı tutarlarının toplamını ayrı ayrı olarak toplamyerinde ve bu toplamların borç ve alacak artıklarının toplamlarını da ayrı ayrı artıklar bölümünde gösteren ve çoğunlukla ayda bir düzenlenen çizelge.

 BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972
denge   İng. equilibrium 

Karşılıklı çalışan güç ya da etkenler arasındaki eşitlik durumu.

 BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü 1972
denge   Osm. muvazene 

(fizik, kimya)

 BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963
denge   İng. balance 

Devimli bir nesneyi etkileyen güçlerin, o nesnenin yörüngesini ve hızını değiştirememeleri durumu.

 BSTS / Otomobilcilik ve Motor Bilgisi Terimleri 1980
denge   Alm. Gleichgewkht 

1. Karşıt kişilerin yenişememesi. 2. Sahnedeki kişilerin duruşlarıyla ortaya çıkan fiziksel ve estetik denge.

 BSTS / Tiyatro Terimleri Sözlüğü 1966
denge   İng. equilibrium 

İki ya da daha çok gücün eşitleşmesinin, başka deyişle aralarındaki etkileşmenin ürünü olan göreli bir durgunluk durumu.

 BSTS / Toplumbilim Terimleri 1975
denge   İng. balance 

otomobil: Tekerleklerin yalpasız dönüşünü sağlamak için, göbeğe ağırlıklar eklenerek yapılan ayar.

 BSTS / Uygulayım Terimleri Sözlüğü 1980
Denge   Osm. Muvazenet 

 BSTS / Teknik Terimler - Elektroteknik 1949
 
Atatürk Bulvarı Nu. 217, Kavaklıdere, 06680 Ankara Tel: (312) 428 61 00 • Belgegeçer (Faks): (312) 428 52 88 • E-posta: bilgi@tdk.org.tr