denge a. 1. Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. 2. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar: Ruhsal denge. 3. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması: “Dünyadaki bütün dengeler değişti. Artık ne Sovyetler var, ne komünizm tehlikesi.” -A. Ümit. 4. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. 5. fiz. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.
Güncel Türkçe Sözlük
denge 1. Koyunlara ot yedirilen meydanlık, açıklık. 2. Koyunların önlerinden artan, yiyemedikleri kaba ot.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
denge < ET teñ: denge; çit. || davar dengeleri: koyun ağılının çitleri
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
denge İng. balance BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
denge İng. balance Vücudun en küçük dayanak yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durması. Bu, vücudun ağırlık merkezinden geçen bir düzey çizgisinin her zaman dayanak yüzeyi içinde kalması, böylece ağırlığın dayanak noktasının iki yanına denk olarak yüklenmesiyle sağlanır.
BSTS / Jimnastik Terimleri Sözlüğü
denge İng. equilibrium BSTS / Ekonometri Terimleri Karşılıklar Sözlüğü
denge İng. equilibrium Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru.
BSTS / Fiziksel Kimya Terimleri Sözlüğü 1978
denge İng. equilibrium 1. Bir nesneye etkiyen kuvvetlerin birleşkelerinin sıfır olduğu durum. 2. Isıldirik bilgisinde, kapalı bir dizgenin en son ulaştığı, zamanla değişmeyen durum.
BSTS / Fizik Terimleri Sözlüğü 1983
denge İng. balance Yönetmenin sahne üzerinde tasarladığı düzenin temel öğelerinden biri. Göz dengesiz bir görünümü (bilinçsiz de olsa) sezinlediği için sahne üzerindeki oyuncuları dengelemek gerekir. Sahne üzerinde denge, iki ana bölümde ele alınır. 1. Fiziksel Denge : Bakışımlı ve bakışımsız olmak üzere iki çeşittir. 2. Güzelduyusal Denge : Sahne üzerinde kalabalığı anlam açısından uyumlu bir duruma getirir.
BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983
denge İng. balance Gövdenin, en küçük dayanak olmadan yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durma yetisi.
BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983
denge İng. balance En olağandışı durumda bile gövdeyi dengede tutma sanatı. Çeşitli denge noktaları vardır: eller, baş, omuzlar, dirsekler, dişler gibi.
BSTS / Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü 1983
denge İng. poise (Resim, Heykel, Mimarlık) Resim, heykel ve mimarlık yapıtlarında, kullanılan öğelerin birbirlerini tartacak biçimde düzenlenmiş hali.
BSTS / Güzel Sanatlar Terimleri Sözlüğü 1968
denge İng. balance 1) Bir sesin tüm frekans aralıklarının, birisinin diğerine baskın gelmemesi için yakın değerlerlerde tutulması. 2) Steryo bir müzik sistemindeki her bir hoparlörden çıkan ses şiddetinin aynı değerde olması. 3) İcra veya kayıt sırasında çalgıların ses şiddetlerinin birinin diğerine baskın gelmeyecek biçimde yakın olması.
BSTS / Gitar Terimleri Sözlüğü
denge İng. equilibrium Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında varolduğu savunulan denge. (Bu öğelerden biri üzerine yapılan bir baskı, kendini diğer öğeler üzerine ileteceğinden ilgili halk kültürü düzeni bozulacaktır. Eğer, öğe üzerindeki baskı kaldırılacak olursa, çok kez halk kültürü düzeni eski durumuna dönüşmektedir.) bk. denge kuramı.
BSTS / Halkbilim Terimleri Sözlüğü 1978
denge İng. equilibrium Birbirine ters yönlü güçlerin eşitlenmesi sonucu değişme eğiliminin kalmadığı durum.
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004
denge İng. equilibrium Karşıt etkilerin birbirine eşdeğer olduğu durum.
BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü 1981
denge İng. equilibrium Bir sistemi değiştirebilen birden çok etkenin, tam birbirini karşılayacak konum ve büyüklükte olmaları sonucu net etkinin sıfır çıkması hali.
BSTS / Kimya Terimleri Sözlüğü (II) 2007
denge İng. balance Sayışımanlıklarca tüm sayışımların borçlu ve alacaklı tutarlarının toplamını ayrı ayrı olarak toplamyerinde ve bu toplamların borç ve alacak artıklarının toplamlarını da ayrı ayrı artıklar bölümünde gösteren ve çoğunlukla ayda bir düzenlenen çizelge.
BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972
denge İng. equilibrium Karşılıklı çalışan güç ya da etkenler arasındaki eşitlik durumu.
BSTS / Metalbilim İşlem Terimleri Sözlüğü 1972
denge Osm. muvazene (fizik, kimya)
BSTS / Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu 1963
denge İng. balance Devimli bir nesneyi etkileyen güçlerin, o nesnenin yörüngesini ve hızını değiştirememeleri durumu.
BSTS / Otomobilcilik ve Motor Bilgisi Terimleri 1980
denge Alm. Gleichgewkht 1. Karşıt kişilerin yenişememesi. 2. Sahnedeki kişilerin duruşlarıyla ortaya çıkan fiziksel ve estetik denge.
BSTS / Tiyatro Terimleri Sözlüğü 1966
denge İng. equilibrium İki ya da daha çok gücün eşitleşmesinin, başka deyişle aralarındaki etkileşmenin ürünü olan göreli bir durgunluk durumu.
BSTS / Toplumbilim Terimleri 1975
denge İng. balance otomobil: Tekerleklerin yalpasız dönüşünü sağlamak için, göbeğe ağırlıklar eklenerek yapılan ayar.
BSTS / Uygulayım Terimleri Sözlüğü 1980
Denge Osm. Muvazenet BSTS / Teknik Terimler - Elektroteknik 1949