|
 |
 |
 |
 |
 |
|
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
 |
| Büyük Türkçe Sözlük |
 |
 |
 |
| |
dava Ar. da¤v¥ a. (da:va:) huk. 1. Korunmanın bir hüküm ile sağlanması için yargı organlarına başvurma. 2. Sav: “Erkekler davalarını hanımlar kadar hararetle müdafaa edememişlerdir.” -H. C. Yalçın. 3. mec. Sorun: “O kırkyıllık davada beyhude akıntıya kürek çekmişiz.” -Y. K. Beyatlı. 4. mec. Ülkü: “Ankara'nın bırakılışını Türkiye'nin ve davanın bırakılışı sayanlar vardı.” -T. Buğra. 5. argo Sevgili. Güncel Türkçe Sözlük dava ılgın ağacı meyvesi Divanü Lügati’t-Türk dava yün sümeği Divanü Lügati’t-Türk dava İng. action, suit, lawsuit, claim, dispute, litigation Yargılıklarca çözümlenmesi gereken uyuşmazlıklar için, yasada gösterilen yöntemine göre açılan ve yapılacak yargılama sonucunda, yargıcın kararıyla yargıya bağlanan uyuşmazlıklara ilişkin istemler. BSTS / Ceza Yargılama Yöntemi Yasası Terimleri 1972 davâ Dava, iş, olay Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü dâvâ Dava Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü Dâva Osm. Dava BSTS / Türe Terimleri Dâva Osm. Dava BSTS / Türe Terimleri
| | | | |
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
Atatürk Bulvarı Nu. 217, Kavaklıdere, 06680 Ankara Tel: (312) 428 61 00 • Belgegeçer (Faks): (312) 428 52
88 • E-posta: bilgi@tdk.org.tr |
 | |
|