birikim a. 1. Birikme, bir yerde toplanıp yığılma: “Kim bilir kaç olayın birikimiyle zifir gibi kararmıştı, içi.” -T. Buğra. 2. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim: “Mimari birikim bazen bir kente köklü bir damga, bir özellik bırakıyor.” -H. Taner. 3. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. 4. ekon. Biriktirilen mal veya para. 5. jeol. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. 6. top. b. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
Güncel Türkçe Sözlük
birikim Fr. Accumulation BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu
birikim Fr. Engouement BSTS / Tıp Terimleri Kılavuzu
birikim İng. backlog BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
birikim İng. accumulation 1. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. 2. Tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. 3. İşletme kârının kâr payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi.
BSTS / İktisat Terimleri Sözlüğü 2004
birikim İng. goods on hand, stock Birikmiş, satılmamış, istifli mallar. Ambardaki mal.
BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972
birikim İng. build-up Elektronun serbest kalması sonucu, soğrulan doz debisinin derinliğine artması.
BSTS / Nükleer Enerji Terimleri Sözlüğü
birikim İng. accumulation Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.
BSTS / Toplumbilim Terimleri 1975