azaltmak (-i) 1. Az denecek bir miktara indirmek: “İlk işleri kullandıkları renkleri azaltmak oluyor.” -B. R. Eyuboğlu. 2. Eskisinden az bir duruma getirmek: “Dosta saygısızlık dosttan çok saygısızın değerini azaltır.” -N. Uygur. 3. Etkisini yitirmesine sebep olmak, hafifletmek: “Günlerdir kafasında, yüreğinde gittikçe artan ağırlığı biraz olsun azaltır mıydı bu?” -Y. Atılgan.
Güncel Türkçe Sözlük
azaltmak İng. decrease BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu
azaltmak İng. deduct Bir paradan belirli bir bölümünü indirmek, suresinden önce geri verilen bir paranın indiriminden yapılan düşüm.
BSTS / Tecim, Maliye, Sayışmanlık ve Güvence Terimleri Sözlüğü 1972
azaltmak İng. dim Sinema/TV. Azaltıcı yardımıyla ışık yeğinliğini azaltma işini gerçekleştirmek.
BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981