az sf. 1. Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı: “Heykel konularının parmakla sayılacak kadar az olduğunu ileri sürüyordu.” -B. R. Eyuboğlu. 2. zf. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak.
Güncel Türkçe Sözlük
az İç taraf: Avlunun azına bak.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
az Ağız, memeliler doğurduktan sonra ilk sağılan koyu süt: Bizim ineğin âzı pek çoktu.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
az 1. Bazı fiillerden önce kullanıldığında olumsuzluk, zorluk bildirir: Bu eve ben bir daha az gelirim. 2. Anlaşılan: Az sen bu işi beğenmedin.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
az 1. Ağız. 2. Deyiş, söyleyiş, ağız: Bu senin âzına benzemiyor.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
az Ağız
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
az 1. Az. 2. Bir müddet için
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
az az
Divanü Lügati’t-Türk
az kalkım
Divanü Lügati’t-Türk
az kakım, hermelin
Divanü Lügati’t-Türk
az uzunlamasına çizik, tırnak yarası
Divanü Lügati’t-Türk
az yerde ve deride uzunlamasına olan çizik
Divanü Lügati’t-Türk
Az kim. esk. Azot elementinin simgesi.
Güncel Türkçe Sözlük