Atatürk ve TDK
Başkanlarımız
Sözlükler
Yazım Kılavuzu
Yayınlar
TDK Kütüphanesi
TDK Arşivi
Güneş Dil Teorisi Raporu
Türkçe Gönüllüleri
Çalışma Grupları ve Yazı Kurulları
Bilgi Edinme Hakkı
Doğru Yazalım
Söyleşiler
Sormaca
Basından
Konferans Merkezi
Asılar (Afişler)
Çalışmalarımız
Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü
Bilim ve Sanat Terimleri Ana Sözlüğü
Büyük Türkçe Sözlük
Sesli Türkçe Sözlük
Tarama Sözlüğü
Türkçede Batı Kökenli Kelimeler Sözlüğü
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
 
Büyük Türkçe Sözlük
 

 ç   ğ   ı   ö   ş   ü 

   söz varlığı 


atmak, -ar    

(-i, -e) 1. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak: Taşı suya atmak. 2. Bir şeyi yere doğru bırakmak. 3. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. 4. (-e, nsz) Koymak: “Mutlaka yemeklerimize biber atmayı âdet edinmişiz.” -B. Felek. 5. Rastgele bir kenara koymak. 6. (-den, nsz) Uzatmak: Vapurdan iskele attılar. 7. Bir yerden başka bir yere taşımak: Hazır araba varken eşyayı eve atalım. 8. (nsz) Sille, tokat vurmak. 9. (nsz) Top, tüfek vb. silahları patlatmak. 10. (nsz) Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak: Ona üç kurşun attı, vuramadı. 11. (-e, nsz) Geri bırakmak, ertelemek: Bu konunun tartışılmasını gelecek haftaya attılar. 12. Örtmek: Sırtına bir şal attı. 13. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek: Suçu onun üzerine attılar. 14. (-i, -den) Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. 15. (-i) İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak: Bu lüzumsuz eşyayı atmalı. 16. (-i) Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek: Şapka inkılabıyla fesi attık. 17. (-i) Çıkarmak, dışarıya vermek: Yabancı cisimleri vücut atar. 18. (-i) Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak: Köprüyü dinamitle attılar. 19. (-i) Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak: Pamuğu atmak. 20. (nsz) Çatlamak. 21. (nsz) Yırtılmak. 22. (-den) Yapışık olduğu yerden ayrılmak. 23. (nsz) Kalp, nabız vurmak, çarpmak: Kalbi hızlı hızlı atıyor. 24. (-i) Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak: Sıcak basınca sırtındaki ceketi attı. 25. (-den, -i) Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. 26. (-i) Değerini eksiltmek. 27. (nsz) Göndermek, yollamak: Mektup atmak. 28. (-den) Terk etmek. 29. argo Götürmek: “Gözüne kestirdiği erkeği tavlayıp resmen oraya atarmış.” -A. İlhan. 30. (nsz) argo Söylemek: Gazel attı. 31. (nsz) argo Yalan veya abartmalı söz söylemek: Gene atmaya başladı. 32. (nsz) argo Bilmeden, kestirerek söylemek: Bilgi yarışmasında attı ama tutturamadı. 33. (nsz) tkz. İçki içmek: “Şimdi arzu buyrulursa dostluğumuzu takviye için, şöyle bir iki kadeh atalım.” -N. Hikmet.

 Güncel Türkçe Sözlük 
atmak    

Asmayı yerden yükseltmek için ağaçlarla yapılan çardak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
atmak    

1. Heybe gibi, hayvana yükletilmek için iki tarafı denk olarak hazırlanan yük. 2. Yüklemek.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
atmak    

1. Beli gelmek. 2. Sinek yumurtlamak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
atmak    

1. Sinek, yumurtlamak. 2. Beli gelmek, boşalmak.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
atmak    

Yüklemek: Heybeyi eşşege atdım geldim.

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
atmak    

Atmak

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
atmak    

1. Fırlatmak, atmak. 2. Hapsetmek // adum atmak: yürümek // zindana atmak: hapsetmek

 Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü 
atmak   İng. discard 

 BSTS / Bilgisayar Terimleri Karşılıklar Kılavuzu 
 
Atatürk Bulvarı Nu. 217, Kavaklıdere, 06680 Ankara Tel: (312) 428 61 00 • Belgegeçer (Faks): (312) 428 52 88 • E-posta: bilgi@tdk.org.tr