asmak, -ar (-i, -e) 1. Bir şeyi aşağıya sarkacak bir biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak: “Lambayı tam pencerenin karşısına astı.” -S. F. Abasıyanık. 2. Üzerine takınmak, kuşanmak. 3. (-i) Bir kimseyi boğazından ip vb. geçirip sallandırarak öldürmek, idam etmek. 4. Gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek: “Ben inek için oymalarımı bıraktım, dikiş makinesini tamir etmedim, mektebi astım.” -N. Hikmet. 5. Görevi olan bir işi özürsüz yapmamak.
Güncel Türkçe Sözlük
asmak Üzüm ve soğan gibi meyva ve sebzeleri kış için saklamak üzere hevenk yapmak.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
asmak 1. Zincirli ocaklarda,yemek pişirmek veya ısıtmak için kazan veya güğümü zincire geçirmek. 2. Yemek pişirmek veya ısıtmak için kazan veya bir başka kabı ateşe, ocağa koymak.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
asmak Yükseklik, yükselti.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
asmak İpe geçirilerek ya da birbirine bağlanarak kışa saklanabilen yaş yemiş: Bu asmak üzümünü asmak elma ve ayvasının yanına götür.
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
asmak Asmak // suret asmak: yüz ekşitmek
Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü
asmak asmak
Divanü Lügati’t-Türk